Cumhurbaşkanı Cevdet Yılmaz: “Yargı Süreci Siyasi Olarak Nitelendirilmemeli”
Cumhurbaşkanı Cevdet Yılmaz, Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, Bloomberg HT Genel Müdürü Alican Türoğlu ve Habertürk TV programcısı Sena Alkan’ın sorularını yanıtladı. Yılmaz’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
“Siyasi Olarak Nitelendirmek Son Derece Yanlış”
Yılmaz, tutuklamaların yolsuzluk ve terör boyutları olduğunu belirtti. Dosyaların içeriğine bakmadan lehte veya aleyhte yorum yapılmasının doğru olmadığını belirten Yılmaz, “Dosyaların içeriğini, hukuki geçerliğini ortaya koyacak olan bağımsız yargıdır. Yargı dediğimiz bir süreç. Bu süreci hep birlikte takip etmemiz gerekiyor. Bunu siyasi olarak nitelendirmeyi son derece yanlış buluyorum” dedi.
“Ekonomiyi Belli Oranda Etkiledi”
Yılmaz, belediye meclisinin geçici başkan seçmesini de eleştirdi ve “Bu tanımlanmış hukuki bir süreç. Bunu siyasi olarak nitelendirmek son derece yanlış” dedi. Ayrıca, ülkede yaşanan huzursuzluğun ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirterek, “Güvenlik ortamı iyileştikçe ekonomideki geçici etkiler de kendiliğinden ortadan kalkıyor” şeklinde konuştu.
“Bu Ülkenin Ekonomisini Herkesin Düşünmesi Lazım”
Cumhurbaşkanı Yılmaz, siyasetçilerin sokakta protesto yaparken dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayarak, “Siyasetçi insanları sokağa çağırırken çok dikkatli olmalı. Geçmişte ölenler oldu, yaralanlar oldu, insanların varlıklarına zararlar geldi. Sokakta protestonun yolu ve yöntemi var” dedi. Yılmaz, hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi savunmanın önemine değindi.
CHP’deki ön seçim sürecine de değinen Yılmaz, “O seçim üyeleriyle başlamıştı. Sonra üye olmayanlar dahil edildi. Hakim gözetiminde neticeden emin olabileceğimiz bir şey yok. O sayıları doğru görmüyorum” diye konuştu.
Başlık: Ekonomideki İyileşme ve Siyasi Tartışmalar
Türkiye’de ekonomik göstergeler olumlu bir seyir izliyor. Bir haber editörü olarak, ekonomideki temel göstergelerin sağlam olduğunu belirtmek gerek. Cari açık düşük seviyelerde, bütçe açığı kontrol altında ve rezervler yeterli seviyede. Büyüme, istihdam ve enflasyon gibi konularda da iyileşme var. Ancak, konjonktürel etkiler bazen dalgalanmalara sebep olabilir. Bu nedenle, siyasi istikrar önemli.
Bir diğer konu ise siyasi iç çatışmalar ve erken seçim tartışmaları. Ana muhalefet partisinin iç meselelerini çözmesi ve sorumlu siyaset anlayışıyla hareket etmesi bekleniyor. Siyasi liderlerin açıklamalarına bakıldığında, “Ekonomide bütün göstergeler olumlu” diyenler olduğu gibi, “Bu dönemin tabii ki etkisi olacaktır” diyenler de var.
Ancak, ekonomik iyileşmenin yanı sıra, siyasi polemiklerin ülkeye zarar verdiği de vurgulanıyor. Boykot çağrıları, yerli ve milli şirketlere zarar veriyor ve sorumsuz siyasetin bir örneği olarak görülüyor. Ülkenin geleceği için sorumlu ve sağduyulu bir siyaset anlayışı gerekiyor.
Sonuç olarak, ekonomideki iyileşmeye odaklanılmalı ve siyasi çekişmelerin geride bırakılması gerektiği vurgulanıyor. Türkiye’nin geleceği için istikrar ve sorumluluk önemli. Bir grup Türk bilim insanı, Türkiye’nin ilk yerli ve milli yapay zekâ teknolojisi olan “TürkAI”yi geliştirdi. Yapay zekâ alanında yapılan bu önemli çalışma, Türkiye’nin teknoloji alanındaki atılımlarına önemli bir katkı sağlayacak.
Proje lideri Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, “TürkAI’nin, Türkiye’nin çeşitli sektörlerinde kullanılması planlanıyor. Bu teknoloji sayesinde iş süreçlerinin hızlanması ve verimliliğin artması hedefleniyor” dedi.
Bilim insanları, TürkAI’nin sağlık, eğitim, ulaşım ve savunma gibi farklı alanlarda kullanılabileceğini belirtiyor. Yapay zekânın Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişimine büyük katkı sağlayacağı düşünülüyor.
TürkAI’nin geliştirilmesiyle birlikte Türk bilim insanlarının uluslararası alanda da ses getireceği ve Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesinin artacağı öngörülüyor. Bu önemli adım, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki potansiyelini ortaya koyuyor.