Haber: Türkiye’nin Kritik Enerji Mineralleri Görünümü Raporu Açıklandı
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), ‘Türkiye’nin Kritik Enerji Mineralleri Görünümü Raporu’nu paylaştı. IICEC Direktörü Bora Şekip Güray, raporun detaylarını ve Türkiye’nin enerji mineralleri konusundaki durumunu değerlendirdi. Türkiye’nin kritik minerallere olan talebinin arttığını ve bu durumun enerji güvenliği açısından önemli olduğunu belirtti.
“Kritik Mineraller Enerjinin Ötesinde Tüm Sektörler İçin Kıymetli”
Güray, uluslararası alanda kritik minerallerin sadece enerji sektörü için değil, aynı zamanda savunma sanayii, havacılık, uzay gibi alanlarda da önemli olduğunu vurguladı. Bu minerallerin enerji sistemlerinin yanı sıra stratejik sektörler için de kritik olduğunu belirtti.
“Kritik Mineraller ve Beylikova Sahası Türkiye İçin Küresel Denklemde Bir Fırsat”
Özellikle Eskişehir’deki Beylikova sahasının dünyanın en büyük nadir toprak elementi rezervlerinden biri olduğunu belirten Güray, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini değerlendirdi. Beylikova’nın dünya genelinde tek bir ülkenin hakim olduğu mineral pazarında Türkiye’nin alternatif tedarikçi olabileceğini söyledi.
“Lityum En Hızlı Büyümenin Olduğu Mineral”
2053 yılına kadar lityum talebinin artması beklenirken, 2020’de 280 milyon dolar olan net ithalatın 2024’te 1,3 milyar dolara çıktığı belirtiliyor. Türkiye’nin enerji mineralleri konusunda stratejik adımlar atması ve kritik mineraller alanında güçlü bir konum elde etmesi gerektiği vurgulanıyor. Türkiye’nin Kritik Mineraller Açığı Nasıl Düşürülebilir?
Türkiye’deki kritik mineraller konusunda uzman Güray, lityumun hızla büyüyen bir mineral olduğunu belirtiyor. Elektrikli araçların pazar payının artması ve enerji depolama sistemlerinin yaygınlaşması, lityum talebini artırıyor. Türkiye’nin enerji depolama sistemlerine yatırım yapması gerektiğini vurgulayan Güray, lityumun yanı sıra nikel, kobalt, demir fosfat, grafit gibi minerallerde de büyüme potansiyeli olduğunu dile getiriyor. Türkiye’nin arz tarafını güçlendirmek için işbirliklerine ve yatırım teşviklerine ihtiyacı olduğunu söylüyor.
İşgücü Noktasında Rafinaj Bu İşin Kalbinde
Güray, kritik minerallerin çıkarılmasından rafinaja kadar olan süreçlerde önemli bir iş gücü ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Çin’in önde gittiği bu alanda diğer ülkelerin de yarıştığını ve bu yarışın yatırım ve teknoloji odaklı olduğunu söylüyor. Türkiye’nin bu alanda eğitimden akademi-sanayi işbirliklerine kadar geniş bir alanda çalışmalar yapması gerektiğini vurgulayan Güray, insan kaynağını geliştirerek geleceğe hazırlamanın önemine dikkat çekiyor.
Rafinaj noktasında da önemli olanın insan kaynağı olduğunu vurgulayan Güray, rafinajın bu işin kalbinde olduğunu belirtiyor. Rafinaj ve işleme teknolojilerinde yeteneklerin geliştirilmesinin önemli olduğunu söylüyor.

















