STM, Türkiye’nin Denizcilik Vizyonunu Uluslararası Arenaya Taşıyor
STM, bugüne kadar yurt içi ve dışında 11 farklı tersanede yürüttüğü 44 askeri gemi platformuyla Türkiye’nin denizcilik vizyonunu uluslararası arenaya taşıyor. Şirket, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde faaliyetlerini sürdürüyor. Korvetten fırkateyne, lojistik destek gemilerinden denizaltı tasarım ve modernizasyon projelerine kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürüten STM, yaklaşık 300 nitelikli mühendis kadrosuyla askeri gemi inşa alanında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden biri konumunda.
Su Üstü ve Su Altı Projelerinde Geniş Portföy
STM, Türkiye’nin milli savaş gemisi programı MİLGEM ile birlikte Türkiye’nin yanı sıra Portekiz, Ukrayna, Malezya ve Pakistan için su üstü ve denizaltı projeleri yürütüyor. Şirket, Türkiye’deki yetkin tersanelerle birlikte müşteri ülkelerin tersanelerinde de çalışabilme esnekliği sunuyor.
Su üstü platformlarında STM, ADA sınıfı korvetlerden MİLGEM İstif sınıfı fırkateynlere kadar birçok projede yer alıyor. Türkiye’nin ilk milli fırkateyni TCG İstanbul’un 2024 yılında Türk Donanması’na teslim edilmesinin ardından kalan 7 fırkateynin inşası STM-TAİS OG İş Ortaklığı bünyesinde devam ediyor.
Lojistik destek gemileri alanında da önemli projelere imza atan STM, Türk Donanması için lojistik destek gemileri inşa ederken Pakistan Donanması için Denizde İkmal Tankeri teslimatlarını gerçekleştirdi. Ayrıca, Portekiz Donanması için geliştirilen lojistik destek gemileri Türkiye’nin Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkeye yaptığı ilk askeri gemi ihracatı olarak kayıtlara geçti.
“STM, Küresel Ölçekte Güvenilir Bir Askeri Denizcilik Şirketi”
STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, STM’nin denizcilik yolculuğunun MİLGEM projesiyle başladığını belirterek, şirketin Türk Donanması’nın ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra dost ve müttefik ülkeler için yürütülen projelerle de küresel ölçekte güçlü bir konumda bulunduğunu vurguladı. Güleryüz, STM’nin sistem mühendisliği yetkinliği ve proje yönetimi kabiliyeti sayesinde birçok su üstü ve su altı projesini eş zamanlı olarak yürütebildiğini belirtti.

















