1. Haberler
  2. Türkiye
  3. İstanbul’un anıt ağaçları yüzyılların hafızasını ayakta tutuyor.

İstanbul’un anıt ağaçları yüzyılların hafızasını ayakta tutuyor.

featured
service
0
Paylaş

Türkiye genelinde yürütülen çalışmalarla, doğal ve kültürel miras açısından büyük öneme sahip anıt ağaçlar tespit edilerek koruma altına alınıyor.

Asırlık çınarlardan efsanelere konu olmuş meşelere kadar birçok ağaç, hem fiziksel özellikleri hem de tarihsel ve toplumsal değerleriyle tescilleniyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürüttüğü projeyle bu özel ağaçların bakımları yapılıyor, yaşatılmaları için gerekli adımlar atılıyor. İstanbul başta olmak üzere birçok ilde tamamlanan çalışmalarda, yöre halkı tarafından bilinen ve geçmişle bağ kuran ağaçlar öne çıkıyor.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Orman Fakültesi’ne ait eğitim ve araştırma ormanı da bu eşsiz doğal mirasın önemli örneklerini barındırıyor. Fakülte sınırları içinde bulunan koruma altındaki 4 anıt ağaç arasında, Türkiye’nin bilinen en yaşlı çınarı da yer alıyor. Çapı yaklaşık 5 metre olan ve yaşının 1400’e yaklaştığı tahmin edilen bu çınar, yüzyıllar boyunca İstanbul’un değişimine tanıklık etmiş bir doğa anıtı olarak dikkati çekiyor.

Aynı ormanda yer alan ve gövde yapısıyla ahtapotu andıran “Ahtapot Çınar” ise 580 yıllık geçmişiyle hem görünümü hem de tarihiyle öne çıkıyor. Ayrıca çift gövdeli, 800 yaşındaki Londra çınarı ile 300 yaşını aşmış başka bir çınar da bu alanda koruma altında.

Bu ağaçlar yalnızca botanik açıdan değil, aynı zamanda tarihsel süreklilik ve toplumsal hafıza açısından da büyük değer taşıyor. İstanbul’un kalbinde yer alan 1400 yaşındaki kadim çınar, yüzyıllar boyunca Bizans’tan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze kadar şehrin değişen yüzüne tanıklık etti.

Sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda tarihi olaylara, sosyal dönüşümlere ve medeniyetlerin buluşma noktasına tanıklık eden bu eşsiz ağaç, İstanbul’un kozmopolit kimliğini ve tarihi zenginliğini simgeleyen en önemli doğal değerlerden biri olarak varlığını sürdürüyor.

Eyüp Sultan Camisi avlusunda yer alan ve İstanbul’un fethi sırasında dikildiğine inanılan çınar, mistik ve tarihsel değeriyle yüzyıllardır kentin hafızasında ayakta duran simge ağaçlardan biri olarak öne çıkıyor. Gülhane Parkı’na yakın konumuyla bilinen ve “Taşlı Çınar” adıyla anılan anıt ağaç, İstanbul’un imar faaliyetlerine tanıklık eden geçmişiyle devletin gücünü ve sürekliliği simgeleyen doğal bir anıt niteliği taşıyor.

Beyazıt Camisi avlusundaki anıt çınar, olağanüstü boyutları yanı sıra Osmanlı döneminden yakın tarihe kadar yaşanan idam cezalarına tanıklık etmesiyle kent tarihinin çarpıcı simgeleri arasında yer alıyor.

Florya Atatürk Ormanı’ndaki gövdesinde insan yüzünü andıran bir şekil barındıran sakız ağacı, doğal yapısıyla halk hafızasında yer etmiş sıra dışı anıt ağaçlardan biri olarak dikkati çekiyor. Küçük Çamlıca Korusu’nda bulunan ve koruyla yaşıt olduğu bilinen Ata Fıstık Çamı, Anadolu Yakası’ndaki en yaşlı anıt ağaçlardan biri olarak doğal mirasın sürekliliğini temsil ediyor.

Çamlıca Bulgurlu’da, şarkılara ve şiirlere ilham veren görkemli çınar, bulunduğu yere adını veren ve sosyal bellekte güçlü bir yer edinen anıt ağaçlar arasında yer alıyor. Beykoz Çayırı’nda, Fatih Sultan Mehmet döneminde padişahın av alanı olarak kullanılan bölgedeki çınarlar, Osmanlı’dan günümüze uzanan doğal tanıklar olarak ayakta kalmayı sürdürüyor. Çengelköy’de “Katil Çınar” olarak anılan simge ağaç ise yaşanan talihsiz bir olayla hafızalara kazınsa da tarihi çeşme ve camiyle birlikte semtin en eski tanıklarından biri olma özelliğini taşıyor.

İÜC Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhun Sağlam, anıt ağaçlarla ilgili projenin Türkiye genelinde başarıyla tamamlandığını belirtti. Sağlam, “Türkiye’nin her yerindeki anıt ağaçlar belirlenerek, bunların bakım ve onarımları yapılarak uzun yıllar ayakta kalması sağlanıyor. Aynı zamanda hepsi koruma altına alınarak tescilleniyor. Proje, Güneydoğu’da ve ülkenin güneyinde devam ediyor. Batı bölgelerinin çoğu bitmiş durumda, İstanbul’da da bu proje tamamladı.” dedi.

İstanbul’da neredeyse her semtte korularda, saray bahçelerinde, deniz kenarlarında anıt ağaçları görmek mümkün. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi’ne ait eğitim ve araştırma ormanının koruma altına alınmasının önemine işaret eden Sağlam, bu ormanın sadece anıt ağaçlara değil farklı türdeki yaban hayvanlarına da ev sahipliği yaptığını açıkladı.

Hikayeleri olan İstanbul’un sembol anıt ağaçları yerinde anlatan Prof. Dr. Ünal Asan, Florya Atatürk Ormanı’nda anıtsal niteliğe sahip çok sayıda sakız ağacının olduğunu ve en yaşlısının üzerinde insan yüzüne benzeyen bir maske bulunduğunu paylaştı. Yaklaşık 300 yaşındaki anıt ağaçlardan biri olan “Taşlı çınar” da denen “Gülhane çınarının” hikayesine değindi ve tarihi açısından önemini vurguladı.

Anadolu Yakası’nda Küçük Çamlıca Korusu’nda bulunan yaklaşık 400 yaşındaki “Ata Fıstık Çamı”nın hikayesini anlatan Asan, aynı bölgedeki diğer anıt ağaçların da tarihi ve sembolik önemlerini aktardı. Beykoz Çayırı’nda bulunan anıt ağaçların Fatih Sultan Mehmed döneminde dikildiğini ve çınarların Osmanlı döneminden günümüze uzanan doğal tanıklar olduğunu belirtti.

Çengelköy’deki “Katil Çınar” hakkında bilgi veren Asan, ağacın yaşadığı olayı anlattı ve semtin en eski tanıklarından biri olma özelliğine vurgu yaptı. Bu eşsiz anıt ağaçlar, İstanbul’un geçmişinden günümüze taşıdığı hafıza ve anılarıyla kentin doğal mirasını koruyarak gelecek kuşaklara aktarıyor.

İstanbul’un anıt ağaçları yüzyılların hafızasını ayakta tutuyor.
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


ReCAPTCHA doğrulama süresi sona erdi. Lütfen sayfayı yeniden yükleyin.

Giriş Yap

Kocaeli Bulten ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!