İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, bahar aylarının gelmesiyle Sahra Çölü, Kuzey Afrika ve zaman zaman Arap Yarımadası’nda atmosfere karışan tozların hava akımlarıyla başka yerlere taşındığını belirtiyor.
Bu durumun normal bir doğa olayı olduğunu vurgulayan Toros, özellikle ısınan çöl bölgelerinden havalanan tozların rüzgarlarla Avrupa ve Türkiye’ye kadar ulaşabildiğini ifade ediyor. Yüksek basınç sistemleri ve rüzgarlarla taşınan bu tozlar, hava kalitesinde değişikliklere ve atmosferin renginde belirgin bir değişime neden olabilir.
Toros, İstanbul’un Kuzey Afrika’dan gelen çöl tozunun etkisi altına gireceğini belirtiyor. “Çöl tozlarını araçların üzerinde ve yüzeylerde görebiliriz. Çöl tozu olayları, bölgesel yağış gibi sadece küçük alanlarla sınırlı kalmaz. Şu anda çöl tozları Güney Avrupa ve Doğu Avrupa’yı kaplamış durumda. Aynı şekilde, Türkiye’nin büyük bir kısmında da etkili olacak.” diyor.
Prof. Dr. Toros, çöl tozunun atmosferde farklı seviyelerde bulunabileceğini ve gökyüzünün daha puslu ve kızılımsı görünmesinin çöl tozunun etkili olduğunu gösterdiğini belirtiyor.
Çöl tozlarının insan sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Toros, özellikle solunum yolu hastalıkları olan bireylerin açık havada aktivitelerini azaltmaları gerektiğini söylüyor. “Çöl tozları, özellikle astım ve bronşit gibi solunum yolu hastalıkları olan bireylerde olumsuz etkilere neden olabilir.” diyor.
Prof. Dr. Toros, çöl tozlarının tarımsal ekosistemler için önemli bir besin kaynağı olduğunu belirtiyor. Sahra Çölü’nden gelen tozların fosfor ve demir gibi mineraller açısından zengin olduğunu ve bitkilerin bu tozlar sayesinde besin ihtiyaçlarını karşıladığını ifade ediyor.